I. HAÇLI SEFERİNİN BAŞARIYA ULAŞMASINDA BÜYÜK SELÇUKLULAR’IN İÇİNDE BULUNDUĞU SİYÂSÎ ve İÇTİMÂÎ ŞARTLARIN ROLÜ

Abdülkerim ÖZAYDIN

Özet


I. Haçlı Seferinin başarıya ulaşmasındaki en önemli faktör hiç şüphesiz Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nda merkezi otoritenin sarsılması ve zaafa uğratılmasıdır. Buna sebep olan siyasi ve içtimai olayları şu başlıklar atında değerlendirmek istiyorum.

 

1) Sultan Melikşah’ın 1092’de ölümü üzerine oğulları ve hanedanın diğer mensupları arasında devam eden taht kavgaları.

            Büyük Selçuklular bir Türk-İslâm devleti olmak itibariyle diğer Türk-İslâm devletlerinde de değişik ölçülerde gördüğümüz üzere eski Türk töre ve gelenekleriyle İslâmî unsurların kaynaşmasından oluşan bir yapıya sahipti. Eski Türk hakimiyet anlayışını benimseyen Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nda tahta geçme konusunda belirlenmiş kesin bir kural yoktu. Bunun sonucu olarak da gerek sultanların sağlıklarında ve gerekse ölümlerinden sonra saltanatı ele geçirmek amacıyla girişilen taht kavgaları hiç eksik olmamıştır. Bu yüzden merkezi otorite zaafa uğramış ve Haçlılara karşı güçlü bir mücadele verilememiştir.

2) Hasan Sabbah liderliğindeki Bâtınîlerin sinsice faaliyetleri ve devlete verdiği zararlar.

            Aşırı şîî fırkalardan biri olan ve İsmailiyye, Haşişiyye, Zenadıka, Melâhide, İbahiyye, Ta’limiyye gibi çeşitli isimlerle anılan Bâtınîlik Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nu meşgul eden ve merkezî otoriteyi zaafa uğratan başlıca problemlerden biri olmuştur. Bâtınîler/İsmaîlîler son derece kuvvetli bir zekâya yüksek ihtilâlcilik ve teşkilatçılık vasıflarına sahip olan Hasan Sabbah liderliğinde faal ve muntazam bir teşkilat kurarak siyasi ve sosyal açıdan devlete ciddi zarar vermiş ve Haçlılarla mücadeleyi engellemiştir.

3) Emîrlerin çıkarcı politikaları.

            Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun sarsıntılara maruz kalmasında ve devlet otoritesinin zedelenmesinde şüphesiz ki emirlerin çıkarcı politikaları da önemli rol oynamıştır. İdarelerinde geniş topraklar ve maiyyetlerinde mühim askeri kuvvetler bulunan büyük ikta sahibi emîrlerin bazen sultanla bazen de kendi aralarında mücadeleye giriştikleri, iktalarını yetersiz gören emîrlerin de bireysel veya müşterek olarak hükümdara isyan ettiklerini görüyoruz. Bu da Haçlılarla gerektiği şekilde mücadeleye mani olmuştur.    

4) İş başındaki vezirlerin ve diğer devlet adamlarının ehliyetsizliği.

            Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nda vezirler hükümdarın mutlak vekili sıfatıyla geniş yetkilerle donatılmıştı. Nizamülmülk Siyasetnâme’de sultan ve ülkenin dirlik ve düzeninin vezirin iyi veya kötü olmasına bağlı olduğunu, eğer vezir liyakatli ise ülkenin bayındır, halkın hoşnut, hükümdarın da gönlünün rahat olacağını, eğer vezir yeteneksiz ve icraatı olumsuz ise sultan ve ülkenin zarar göreceğini belirtir.

            Nizamülmülk’ün Bâtınîler tarafından şehit edilmesinden sonra liyakatsiz ve sadece kendi şahsî çıkarlarını düşünen vezirlerin işbaşına gelmesi devlet otoritesine gölge düşürmüş ve Haçlı istilasına karşı gerekli tedbirler alınamamıştır.

5) Türkmen, Arap ve diğer kabilelerin çıkardığı zorluklar.

            Mahallî emîrlerinin idaresinde yağma ve ganimet peşinde koşan kabileler de merkezi hükümeti meşgul eden faktörlerden biriydi. Bu kabileler çeşitli amaçlarla isyan eden emîrlere ve maceraperestlere katılmaya hazırdı. Çok çabuk taraf değiştiren bu kabileler de siyâsî ve sosyal kargaşaya sebep oluyor ve devlet Haçlılarla mücadele edeceği yerde enerjisini bunlarla mücadeleye harcamak zorunda kalıyordu.

6) Hatunların ve diğer kadınların siyasi rolleri ve çevirdiği entrikalar.

            Merkezi otoritenin zaafa uğramasında saray kadınlarının ihtirasları ve siyasi faaliyetlerinin de küçümsenmeyecek yeri vardır. Politik mücadelede ve çekişmelerde en göze çarpan Hatun entrika ve ihtiraslarıyla devlet otoritesinin birinci derecede sarsılmasında etkili olanı hiç şüphesiz Melikşah’ın hanımı denilen Terken Hatun’dur. Terken Hatun’un sadece Sultan Melikşah üzerinde değil, onun emîr ve kumandanları üzerinde de büyük etkisi vardı. Terken Hatun Melikşah’ın ölümünden sonra da kumandanlar üzerindeki nüfuz ve otoritesini devam ettirmiştir. 4-5 yaşlarındaki oğlu Mahmud’’u tahta geçirmek amacıyla halife, ulema ve kumandanlar üzerinde baskı kurmak için her yola başvurmuş, Sultan Melikşah’ın en büyük oğlu Berkyaruk’a karşı ciddi bir mücadele vermiştir. Netice itibariyle bu mücadele ve taht kavgası devlet otoritesinin sarsılmasına sebep olmuştur.

7) Mezhep Çatışmaları.

            Haçlı istilası sırasında Büyük Selçuklu ülkesindeki mezhep çatışmaları da sosyal yapıyı sarsan ve Haçlılara karşı birlikte hareket etmeyi engelleyen faktörlerden biridir. Mezhep çatışmaları Şîîlerle Sünnîler arasında olduğu gibi bizzat Sünnî mezhep mensupları arasında da eksik olmuyordu. Bu da İslâm toplumunun Haçlılara karşı birlikte hareket etme duygusuna kısmen de olsa zarar veriyordu.


Tam Metin:

PDF

Refback'ler

  • Şu halde refbacks yoktur.